DEM Parti’den Yeni Eğitim Yılı Mesajı “Eğitim Hakkını Yoksulluğa ve Tek Tipleştirmeye Terk Etmeyeceğiz”

2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla açıklama yapan DEM Parti, eğitimde ekonomik eşitsizliklerden anadilinde eğitim hakkına, öğretmenlerin çalışma koşullarından engelli öğrencilerin eğitime erişimine kadar birçok başlığa dikkat çekti. Parti, “Parasız, nitelikli, laik, bilimsel, demokratik, çoğulcu ve kamusal eğitim güvence altına alınmalıdır” çağrısında bulundu.

DEM Parti’den Yeni Eğitim Yılı Mesajı “Eğitim Hakkını Yoksulluğa ve Tek Tipleştirmeye Terk Etmeyeceğiz”

DEM Parti’den Yeni Eğitim Yılı Mesajı “Eğitim Hakkını Yoksulluğa ve Tek Tipleştirmeye Terk Etmeyeceğiz”

2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla açıklama yapan DEM Parti, eğitimde ekonomik eşitsizliklerden anadilinde eğitim hakkına, öğretmenlerin çalışma koşullarından engelli öğrencilerin eğitime erişimine kadar birçok başlığa dikkat çekti. Parti, “Parasız, nitelikli, laik, bilimsel, demokratik, çoğulcu ve kamusal eğitim güvence altına alınmalıdır” çağrısında bulundu.

2026-2027 eğitim-öğretim yılının 14 Eylül’de başlamasıyla milyonlarca öğrenci yeniden ders başı yaparken, DEM Parti eğitim sistemindeki sorunlara ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı.

“Okullar Açılıyor: Eğitim Hakkı Kimin?” başlıklı açıklamada, öğrencilerin yeni eğitim yılına eşit ekonomik ve sosyal koşullarda başlamadığına dikkat çekildi. Özel okul, kurs ve özel ders olanaklarına ulaşabilen öğrenciler ile beslenme, kırtasiye, ulaşım ve temel eğitim giderlerini karşılamakta güçlük çeken öğrenciler arasındaki eşitsizliğin giderek büyüdüğü savunuldu.

Yoksulluk Eğitim Hakkını Belirliyor

Açıklamada, yoksulluğun artık yalnızca sosyal bir sorun olmadığı, doğrudan eğitim hakkına erişimi belirleyen temel eşitsizliklerden biri haline geldiği ifade edildi.

Eğitimin bir ayrıcalık değil temel bir hak olduğunun altını çizen DEM Parti; okul yemeği, ulaşım, kırtasiye ve temel eğitim materyallerinin bütün öğrenciler için kamusal olarak karşılanmasını istedi.

Eğitim kaynaklarının da toplumsal eşitsizlikleri azaltacak şekilde adil dağıtılması gerektiği belirtildi.

Eğitim Tek Tipleştirmenin Aracı Olamaz

Türkiye’nin toplumsal, kültürel, dilsel ve inançsal açıdan çoğulcu bir yapıya sahip olduğuna işaret edilen açıklamada, mevcut eğitim sisteminin merkeziyetçi ve tek tipçi bir anlayışla yönetildiği eleştirisi yapıldı.

Eğitimin öğrencileri belirli bir düşünce veya kimlik kalıbına sokmanın aracı olmaması gerektiği belirtilerek, öğrencilerin düşünen, sorgulayan ve demokratik yaşama katılabilen bireyler olarak yetişmelerinin önünün açılması istendi.

Açıklamada, “Bizim ihtiyacımız ‘milli duruş’ değil, demokratik yurttaşlıktır” denildi.

Anadilde Eğitim Çağrısı

DEM Parti’nin açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de anadilinde eğitim oldu.

Türkiye’nin çok dilli ve çok kültürlü toplumsal yapısının eğitim politikalarına da yansıması gerektiği belirtilerek, başta Kürtçe olmak üzere farklı dillerin eğitim yaşamında kullanılmasının ve anadilinde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması talep edildi.

“Anadilinde eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir demokratik haktır” denilen açıklamada, kardeşliğin farklılıkları ortadan kaldırmak değil, farklılıklarla eşit haklar temelinde birlikte yaşamak anlamına geldiği ifade edildi.

Öğretmenlerin Güvencesi Eğitimin Güvencesidir

Açıklamada öğretmenlerin ekonomik ve mesleki sorunlarına da dikkat çekildi.

Nitelikli eğitimin güvencesiz ve yoksullaştırılmış öğretmenlerle sağlanamayacağı belirtilirken; öğretmenlerin güvenceli istihdamının, insanca yaşam koşullarının, demokratik sendikal haklarının ve mesleki özerkliklerinin güvence altına alınması istendi.

Öğretmenlerin yalnızca müfredatı uygulayan kişiler olmadığı vurgulanarak, eğitim politikalarının hazırlanması ve uygulanması süreçlerinde öğretmenlere ve eğitim emekçilerine söz ve karar hakkı verilmesi gerektiği kaydedildi.

Eğitimde Yerel ve Demokratik Katılım Talebi

DEM Parti, eğitim politikalarının yalnızca merkezi bürokrasi tarafından belirlenmesine de itiraz etti.

Öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin, eğitim emekçilerinin, üniversitelerin, yerel yönetimlerin ve demokratik toplum örgütlerinin karar alma süreçlerine katılması gerektiği belirtilerek; okul meclisleri, yerel eğitim meclisleri ve demokratik eğitim kurullarının oluşturulması önerildi.

Yerel yönetimlerin okul öncesi eğitim, öğrenci beslenmesi, ulaşım, kültür-sanat, spor ve eğitime erişim alanlarındaki yetki ve kaynaklarının güçlendirilmesi gerektiği de ifade edildi. Bunun kamusal eğitim sorumluluğunun merkezi yönetimden belediyelere devredilmesi anlamına gelmediğinin altı çizildi.

Engelli Öğrenciler İçin Erişilebilir Eğitim

Açıklamada engelli öğrencilerin eğitim hakkına ilişkin de değerlendirmelerde bulunuldu.

Eğitim hakkının yalnızca okula fiziksel olarak girebilmekle sınırlı olmadığı belirtilerek okulların fiziksel ve dijital açıdan erişilebilir hale getirilmesi; ulaşım, yardımcı teknolojiler, işaret dili, Braille ve alternatif iletişim olanaklarının güvence altına alınması istendi.

Yeti farklılığı bulunan bireyleri “eksik” ya da “sorunlu” olarak değerlendiren anlayışın ve ayrımcılığın eğitim alanında yeniden üretilmesine son verilmesi gerektiği vurgulandı.

Eğitim hakkını piyasaya, yoksulluğa ve tek tipleştirmeye terk etmeyeceğiz

DEM Parti açıklamasında; parasız ve kamusal, laik ve bilimsel, demokratik ve çoğulcu, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir eğitim sisteminin yanı sıra anadilinde eğitim ve dil haklarının güvence altına alınmasını savunduğunu bildirdi.

Öğretmen ve eğitim emekçilerinin karar süreçlerine katılımı, eğitimde demokratik ve yerel katılım, ayrımcılıkla mücadele ile öğrencilerin bilgiyle özgür ve eleştirel bir ilişki kurabilmesi de partinin eğitim politikalarının temel başlıkları arasında sıralandı.

Açıklamanın sonunda eğitim emekçilerine, öğrencilere, velilere, sendikalara, demokratik kitle örgütlerine ve yerel yönetimlere çağrı yapılarak şu ifadeler kullanıldı:

“Eğitim hakkını piyasaya, yoksulluğa ve tek tipleştirmeye terk etmeyeceğiz. Eğitimin demokratikleşmesi ve eşit yurttaşlığın güçlenmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

 

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış